2

Nükleer Silahların İnsani Sonuçları Üzerine Viyana Konferansı’nda ICAN tarafından sunulan demeç



9 Aralık 2014, Viyana

Ben, 90’dan fazla ülkede bulunan 360’dan fazla organizasyondan oluşan Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Kampanya (ICAN) adına konuşuyorum. Biz, nükleer silahların tamamen yasaklanmasını ve ortadan kaldırılmasını hedefleyen uluslararası bir kampanyayız. Geçtiğimiz hafta sonu Viyana’da 600’den fazla aktivistin katıldığı bir sivil toplum forumu organize ettik.

Norveç, Meksika ve şimdi de Avusturya’nın ev sahipliğini yaptığı nükleer silahların insani sonuçları üzerine konferanslar, bu sonuçları açık bir şekilde gözler önüne serdi ve belgeledi. Nükleer silahların yıkıcı sonuçları ile ilgili oldukça sarsıcı kanıtlar duyduk. Nükleer silahların kaza ile ya da bilerek kullanılması riskinin olduğunu dinledik. Böyle bir durumda yapılabilecek hiçbir şeyin olmadığını dinledik.

Ayrıca nükleer silahların test edilmesinden ya da bilerek kullanılmasından etkilenen kurbanların hikayelerini dinledik. Onların hikayeleri nükleer silahların Kabul edilemez olduğunu ve dolayısıyla kesinlikle yasaklanması gerektiğini gösteriyor. Fakat bu hikayeler aynı zamanda kurbanlara yardım etmek için yasal yükümlülükler getirilmesi gerektiğini ve kurbanların haklarının yerine getirilmesi gerektiğini de gösteriyor.

Legal çerçeve ile ilgili bölümden anladığımız şu ki şu an elimizde uluslararası hukuka gore nükleer silahları yasa dışı ilan eden bir araç bulunmuyor. İnsani inisayitifi destekleyenler olarak bir sonraki adımımız bu yasal boşluğu dolduracak bir yol bulmak olmalı.

Nayarit Konferansı’nın başkanı, nükleer patlamaların anlık ve uzun vadeli yıkıcı etkilerinin ışığında, nükleer silahları yasaklayan yasal olarak bağlayıcı bir anlaşmanın görüşmeleri için diplomatic sürecin başlaması zamanının geldiğini söylemişti.

Bu radikal bir öneri değil. Kullanıldıklarında hiçbir ayrım gözetmeden herkese zarar veren silahlar yasaklanırlar. Daha önce, biyolojik ve kimyasal silahlar da dahil olmak üzere diğer silah sistemlerini yasakladık.

Bu, tartışmaya açık bir öneri olmamalı. Nükleer silahların uluslararası bağlayıcılığı olan bir anlaşma yoluyla yasaklanması, nükleer silah patlamasının oluşturacağı sonuçların ve risklerin mantıklı sonucudur. Nükleer silahları yasaklayan yeni bir yasal araç Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) çoktan geçmiş olan uygulanması olarak görülebilir.

Bu, anlamlı bir öneridir. Kapsamlı bir dizi yasağı içerebilir ve nükleer silahların tamamen yok edilmesini mümkün kılacak bir çerçeve oluşturabilir.

Bu, gerçekleştirilmesi mümkün bir öneridir. Hemen şimdi görüşülmeye başlanabilir ve normative ve pratik sonuçları olabilir.

Bazılarının, nükleer silahların yasaklanması çağrılarının güvenlik meselelerini dikkate almakta başarısız olduğunu söylediğini duyuyoruz. Fakat, Yeni Zelanda’nın da söylediği gibi, bu ülkeler ne demek istediklerini açıklamak zorundalar. Kimin güvenliğinden bahsediyorlar?

Böyle bir anlaşmanın nerede görüşüldüğü sürecin herkese açık olmasından ve hiçkimse tarafından bloke edilemez olmasından çok daha az önemli. Buna nükleer silah sahibi devletler de dahil. Bütün devletlerin böyle bir sürece katılması en iyisi olur. Fakat bu, şu anda çok mümkün görünmüyor. Amacımıza ulaşmak için azimle çalışmaya devam ederken devletlerin şimdiden böyle bir yasak varmış gibi davranmaya başlayacaklarına inanıyoruz. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 70. Yıldönümü böyle bir süreci başlatmak için dönüm noktası olabilir.

Bunun için cesaret gerekir. Bizler, devletlerin büyük çoğunluğunun böyle bir sürece katılacaklarına inanıyoruz. Ve nükleer silahların yasaklanmasına giden yolda sizleri de yanımızda görmeyi dört gözle bekliyoruz.

ICAN adına Nadja Schmidt

♦