eric-schlosser

Nükleer silahlar onlara sahip olan herkes için büyük tehdit oluşturuyor



Eric Schlosser, ABD fast food endüstrisindeki standartları ve pratikleri açığa çıkaran Hamburger Cumhuriyeti kitabının yazarı. Schlosser, bir sonraki projesi için ABD’nin nükleer silah cephaneliğini araştırdı. Son kitabı Command and Control, kendi deyimiyle “bugüne kadar keşfedilmiş en tehlikeli teknoloji” olan nükleer silahların oluşturduğu tehlikeyi araştırdı. Schlosser’in açıkladığı gibi, bu silahları güvenli bir şekilde bulundurma olasılığımız olduğunu düşündüğümüzü kadar yüksek değil ve bugüne kadar defalarca nükleer silahların kazayla patlamasının eşiğinden döndük. Bu bilgilerin hepsi bizden gizleniyor. ICAN, Schlosser ile kitabını ve nükleer silahların hiçbir risk olmadan bulundurmanın imkansızlığını konuştu.

Command and Control adlı kitabınız nükleer silahlar üzerinde 70 yıldan beri bulunan sır perdesini araladı. Kitap, nükleer silahları bulundurmanın korkutucu risklerini gözler önüne seriyor. Nükleer silahlara sahip olmak ne kadar güvenli?

E. Schlosser: Nükleer silah sahibi olmayı seçen her ülke, bu silahların ona sahip olanlar açısından büyük bir tehdit oluşturduğu gerçeğini kabul etmek zorunda. Bu teknolojiyi ABD keşfetti, geliştirdi, bu silahla ilgili deneyimi diğer bütün uluslardan daha fazla – ve fakat kitabımda da anlattığım gibi bugüne kadar ABD’de, bu silahların kasıt olmadan, kazayla patlama noktasına geldiği onlarca olay yaşandı. Nükleer silah sahibi olmak sadece sizi hedef haline getirmekle kalmıyor, aynı zamanda, kendi kendinize, kasıt olmadan ama kazayla gerçekleştirebileceğiniz felaketlere de kapı açıyor.

29 Ağustos 2007’de, ABD Hava Kuvvetleri’nin Kuzey Dakota, Minot’ta bulunan ekiplerinden biri artık kullanılmamasına karar verilen nükleer silahlardan birini Louisiana’daki üsse götürmekle görevlendirildi. Ekip, füzeleri sahte ağırlıklarla kaldırmak yerine gerçek nükleer savaş başlıklarıyla kaldırdı. Bu bombalar Hiroşima’ya atılan atom bombasından on kat daha güçlü bombalardı. Uçak havaalanına indikten sonra, ekip bilmeden herhangi bir güvenlik protokolü ve önlemi olmadan nükleer başlık takılı füzeleri taşıdıklarını fark etmeden önce, sekiz adet nükleer füze dokuz saat boyunca yolda hiçbir güvenlik olmadan durdu. Nükleer silahların kazayla patlaması riski gerçekten çok büyük. Bu silahlarla güvenli bir şekilde yaşamanın bir yolu var mı? Risk nedir?

E. Schlosser: Minot olayı kumanda ve kontrol meselesinde yaşanan sistematik hatalardan sadece biri. Bu silahları depodan çıkarmadan önce bu işlem için kimsenin imza atmamış olması gerçekten inanılmaz. Ve uçağa yüklemeden önce bu silahları kimse kontrol etmemiş ve bunlarla birlikte saatlerce ABD’nin üzerinde uçmuş. Her an hata yapabilen bir canlı olan insanın hiçbir hata kabul etmeyen böylesi bir teknolojiyi keşfetmiş olması gerçekten ürkütücü. Ve kazayla gerçekleşen bir nükleer patlamanın ya da bu silahlardan birinin çalınmasının sonuçları bizim şu an hayal edemeyeceğimiz kadar kötü olabilir. Bu silahlara var olmaya devam ettikleri sürece insanlık için bir tehdit oluşturmaya da devam edecekler.

Bu kitap 6 yıllık bir araştırmanın ürünü. Bu kitabı yazmanına neden olan motivasyon neydi ve bu kitapla iletmek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

E. Schlosser: Arkansas, Damascus’daki kazayı duyduktan sonra kitabı yazmaya karar verdim. Rutin bakım işlemlşeri sırasında balistik füze deposuna bir alet düşüren bir işçinin, ABD’de yapılmış en güçlü nükleer savaş başlığının kazayla patlamasına neden olacak olaylar dizisini başlatmış olduğuna inanamadım. Bu gerçekten inanılmaz bir hikaye, sadece kitabımın ana temasını göstermekle kalmıyor, aynı zamanda, Soğuk Savaş sırasında sıradan çalışanların aslında nasıl asıl kahramanlar olduklarını da gösteriyor. Nükleer savaşı ve nükleer felaketleri önlemek için ordudaki birçok genç insan hayatlarını riske attılar – ve bazıları öldü. Kitabın amacı belirli bir görüşü vaaz etmek ya da Amerika’nın nükleer politikasına karşı küçük düşürmek değil. Kitabın sakin ve gerçeklere dayanan bir anlatıma sahip. Bütün savlar belgeli. Kitap, hükümetin uzun süre hepimizden gizlediği bilgilerle dolu ve bu kitabı yazma amaçlarımdan birisi insanlara bu silahların hala hayatımızda var olduğunu ve binlercesinin hala kullanılmaya hazır bir şekilde beklediğini göstermekti. Nükleer silahlar hakkında canlı bir kamusal tartışmaya ihtiyacımız var. Çok uzun zamandır nükleer silahlar hakkındaki kararlar sadece bir avuç devlet görevlisi tarafından gizlilik içinde veriliyor.

Guardian’da yayınlanan makalenizde, hidrojen bombası taşıyan bir RAF aracının Wiltshire (İngiltere)’da kayarak yoldan çıkması olayından bahsediyorsunuz. Nükleer silahlarla ile ilgili kazalardaki bir başka sorun, patlamanın etkilerinin olayın gerçekleştiği ülkenin sınırları içinde kalmıyor olması. Nükleer silahlar sadece bu silahlara sahip olanlar için değil, aynı zamanda, bütün insanlık için büyük bir tehdit. Kitabınızda işaret ettiğiniz sorunları önlemek için hükümetlere ne yapmalarını önerirsiniz?

E. Schlosser: Dünyada bulunan nükleer silah sayısını azaltmalıyız. Bu silahlara sahip olan ülke sayısını azaltmalıyız. Terörist grupların bu silahları elde etmesini önlemeliyiz. Ve bir gün dünyayı, insanlığın yarattığı en tehlikeli teknoloji olan bu silahlardan tamamen kurtarmalıyız.

♦