Processed with VSCO with c1 preset

Dünya artık nükleer silahların tamamen yasaklanmasına hazır!



Yazan : Emre Alpun

Cenevre’ de düzenlenen ICAN aktivistler toplantısına ve ardından Birleşmiş Milletler nükleer silahlar üzerine açık uçlu çalışma grubu toplantılarına katılan Emre Alpun, nükleer silahsızlanma konusundaki son gelişmeleri yazdı.

Nükleer Silahların Yasaklanması İçin Uluslarası Kampanya yani bildiğimiz adıyla ICAN dünyada 70′ e yakın ülkede aktif olan kocaman bir organizasyon. Kendi ofisleri dışında 98 ülkede yüzlerce ortak örgütle beraber ses çıkarıyor. ICAN’ in bu çok sesliliğine ve gücüne 30 Nisan-1Mayıs tarihlerinde yapılan aktivistler toplantısında şahit oldum ilk defa. Çok farklı yerlerden gelen, iyi eğitimli, neden bu kampanyada olduğunun farkında olan ama en önemlisi açık ve güleryüzlü bir kitle vardı karşımda. Bu yazının amacı Birleşmiş Milletler’ deki gözlemimi anlatmak aslında ama bu iki günlük aktivist toplantısındaki bazı satır başlarına değinmeden de geçmek asla istemiyorum.

Setsuko Thurlov’ dan söz etmeyi borç bilirim. 13 Yaşında küçük bir kızken Hiroshima’ daki korkunç nükleer saldırısını yaşamış ve patlamanın gerçekleştiği yere uzak olduğu için kurtulmayı başaran biri. O günden beri de tüm dünyaya mümkün olan her kanaldan nükleer silahların zararlarını anlatıyor. ICAN kurulduğu günden beri bir çok ICAN toplantısında konuşma yapmış sıkı bir nükleer silahsızlanma aktivisti. Aradan 71 yıl geçse de 4 yaşındaki yeğenini unutturamamış hiçbir şey bu kadına ve tam da buradan yola çıkarak mücadele ediyor zaten. Hala bunun için uğraşmak zorunda olmasının anlamsızlığıyla..

Sayın Thurlov sonrası ise Hiroshima Belediye Başkanı Matsui ve Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’ nde 13 Mayıs’ a kadar devam etmiş olan Nükleer Silahlar hakkındaki Açık Uçlu Çalışma Grubu (OEWG)’ nun moderatorü ve aynı zamanda Tayland Diplomatı Thani Thongphakdi ile yaptığımız konuşmalar da hem bilgi verici hem de ümitvardı. Sayın Thongphakdi ile konuşması sonrası yapma fırsatı bulduğum sohbette BM toplantıları sırasında katılan ülkelerin çoğunluğunun daha yapıcı ve gerçekçi bir çözümden yana olacağının müjdesini vermesi toplantıların benim için daha da anlamlanmasını sağladı. Hiroşima Belediye Başkanı Sayın Matsui ise genel olarak aradan 71 yıl geçmiş olsa bile Japonya Hükümeti’ nin hala daha temelden nükleeri yasaklayıcı bir durumun çok uzağında olmasını eleştirdi. Japonya hükümetlerinin bu kirli ve halk için hayati tehlike ifade eden kanlı santralleri bir miras gibi sahiplendiğini ve demogojik söylemlerle sadece bombaları atan Amerika’ yı suçladıklarını söyledi. Oysa İkinci Dünya Savaşı sonrasında gördüğümüz tablo çok açık bir şekilde nükleer tehdidinin ortak bir kara kültür misali ülkelerce sahiplenildiğini gösterdi bizlere.

Tam da bu miras üzerinden Birleşmiş Milletler’ deki OEWG toplantılarına geçebilirim. ICAN aktivistleri her sabah güne yoğun bir maraton şeklinde başladı. O gün içinde olacak toplantılar, sivil toplum örgütlerinin konuşmaları ve lobicilik faaliyetleri gündem maddelerimizdi. Aktivistler bazı ülkelerin diplomatları ile birebir toplantı gerçekleştirdi. Ben ise Türkiye ve Kanada diplomatlarıyla konuşma fırsatı buldum. Konuşmaların içeriğini paylaşmamız hukuki bir sorun olmakla beraber şu kadarını söyleyebilirim ki ülkere sadece “Yeni ne var?”,”Bunları bunları imzaladınız, şu anda da toplantıda ülkenizi temsil ediyorsunuz peki öyleyse sıradaki ne?” diye sorduk. ICAN diplomatlar tarafından hem uluslararası camiada hem de ilgili diplomatların kendi ülkelerinde düzenledikleri faaliyetleri ile bilinen bir örgüt. Bunun yaratılmış olması bile çok değerliydi. Birleşmiş Milletler’ de sivil toplum aktivisti olmak doğrudan bir saygınlık sebebi. Yani Türkiye’ dekinin aksine aktivizmin artılarını yaşamak güzeldi. Diplomatların her biri bizlerle konuşmayı yüzlerce ülkede ağı olan bir örgüte hayır diyerek kötü niyetli ve agresif durmamak için bile kabul etmiş olabilir.

dunya-artik-nukleer-silahlarin-tamamen-yasaklanmasina-hazir-4

Yüzlerce ülkenin daimi temsilci seviyesinde katıldığı çalışma grubuna ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin yani velhasılı nükleer silaha halihazırda sahip olan hiçbir ülke katılmadı. Ülkelerin bildirileri sırasında ise öne çıkan şey artık argümanların tükenmeye yüz tuttuğuydu. Almanya’ dan İran’ a, Yeni Zelanda’ dan Japonya’ ya değin ülkeler, büyük yıkım etkisi doğuran silah kategorisinde açıkça ve tamamen yasaklanmamış tek tür olan nükleer silahlar konusunda tamamen köşeye sıkışmış durumda. Militarist ve terörize olmuş bir dünyada silahlanma yarışına bir alternatif varsa o da kökten yasaklanmasıdır. Her ülke nükleer silahlara sahip olmanın argümanı olarak diğer silah sahibi ülkeleri gösterse de artık dünya savaşı galiplerinin masa başı kurnazlığını sineye çekmeyen diğer 190 ülke söz konusu. İki hafta süren toplantıların ardından OEWG’ de gördüğümüz şey nükleerin tamamen yasaklanması konusunda hiç olunmadığı kadar kafaların, zihinlerin ve diplomatik araçların açık, anlaşılır, tartışılmaz olduğuydu.

Toplantılar boyunca öğle aralarında bazı yan-etkinlikler de düzenledi. Nükleer silahsızlanma konusunda dünyada da öncü konumunda olan Norveç, Avusturya ve Meksika parlamenterlerinin yanı sıra toplantıların ikinci günü katılan İran diplomatının katılımcı, öğrenmeye ve öğretmeye açık tavrı da benim açımdan not edilmesi gereken bir anekdottur.

Özet niyetine şunu söylemeliyim ki bu denli deneyimli ve inançlı bir aktivist ağının parçası olmak hepimiz için çok anlamlı. Nükleersiz bir dünya için bir şeyler daha yapmış olmanın huzuru bir yanda duruken paylaşılan yemekler ve kurulan arkadaşlıklar ile ICAN ailesinin mücadele dolu başarılı ve sıcak aile fotoğrafını çektik Cenevre’ de.

♦